MASIGNCLEAN101

Doğal Ve Yapay Depremler

Doğal Depremler


Doğal Depremler
Doğal Depremler Ve Türleri


Kırık çeşitleri Yukarıdan aşağıya;
Doğrultulu atımlı kırık
Eğim atımlı normal kırık
Eğim atımlı ters kırık
deprem kırık türleri

Üç çeşit kırık tipi bulunmaktadır. Bunlar; Eğim atımlı ters kırık, eğim atımlı normal kırık ve doğrultu atımlı kırıklardır.

Yeryüzünde pek çok deprem eğim atımlı ve istikamet atımlı faylardaki kırıklar sonucunda meydana gelmektedir.

Artçı depremler

Ana madde: Artçı deprem
Ana depremden sonrasında meydana gelen sarsıntılara artçı sarsıntı denmektedir. Artçı sarsıntılar ana depremin hissedildiği merkezde gerçekleşir sadece şiddet olarak ondan daha küçüktür. Eğer artçı sarsıntı ana depremden daha şiddetli gerçekleşirse bilinmelidir ki artçıdan önce meydana gelen zelzele ana zelzele değil öncü sarsıntıdır ve artçı sarsıntı adında olan sarsıntı aslında ana depremdir.

Deprem fırtınası

Belirli bir bölgede meydana gelen depremler dizisidir. Artçı sarsıntılardan farkı tek bir depreme bağlı olmayışlarıdır. Esas depremden sonra ondan daha yüksek şiddette artçılar meydana gelmezken zelzele fırtınalarında bu mümkündür. Zelzele fırtınasına örnek olarak 2004 yılında Yellowstone Ulusal Parkında meydana gelen sismik aktiviteleri verebiliriz.

Büyüklüğü ve gerçekleşme sıklığı

Dünyada her yıl ortalama 500.000 zelzele meydana gelmekte ve bu tarz şeylerin 100.000 kadarı hissedilmektedir.  Guatemala. Şili, Peru, Endonezya, İran, Pakistan, Portekiz, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan, İtalya, Japonya ve ABD gibi ülkelerde sıklıkla ve ufak şiddetlerde depremler meydana gelmektedir.

Büyük şiddette depremler az sıklıkla gerçekleşir. Örneğin; Kabaca günde 10 kere gerçekleşen depremlerin çoğunun 4 büyüklüğünde olması 5 büyüklüğü bakımından daha olasıdır. Yine örneğin; İngiltere'de her yıl 3.7-4.6 büyüklüğü arası depremler, 10 yıl içinde 4.7-5.5 büyüklüğünde depremler görülürken 5.6 ve üstü büyüklükteki depremler 100 yılda bir görülebilmektedir. Buna Gutenberg-Richter kuralı denilmiştir.

Yine USGS'ye nazaran 1900 yılından bu yana yılda averaj 18 adet 7.0-7.9 büyüklükleri arasında zelzele meydana gelirken 8.0 ve üstü bir deprem yılda ortalama yalnızca bir defa gerçekleşmektedir.

Yakın tarihte ise 7.0 ve üstü büyüklükteki depremlerin sıklığının azaldığı görülmektedir.

Yapay Depremler

Depremlerin büyük çoğunluğu Dünyadaki tektonik tabakaların hareketi sonucu meydana gelir. Bunun yanı sıra insanlar da deprem oluşumuna neden olabilir. Büyük barajlar ve köprüler inşa ederken, toprağı delerken, kömür madeni kazarken veya petrol kuyuları açarken insanoğlu suni depremler yaratabilir.[9] En malum örneklerden biri 2008 senesinde Çin'in Sichuan kentindeki Zipingpu Barajının çökmesi sonucu oluşan ve 69,227 kişinin ölümüne sebep olan suni depremdir.

Ölçümü ve yerlerinin belirlenmesi

Ana madde: Sismoloji
Depremler sismometrelerle uzun mesafeler süresince ölçülür çünkü sismik dalgalar Dünyanın iç kısmı süresince hareket halindedirler. Depremin kesin şiddeti Moment magnitüd ölçeği numaralandırması (veya eskiden kullanımda olan Richter ölçeği) ile tespit edilir. Buna göre 7 ve üstü depremler yıkıcı türlerdendir. Hissedilen şiddet ise Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. (2-12 şiddeti)

Her yer sarsıntısı değişik tipteki sismik dalgaların farklı hızlardaki hareketini meydana getirir: Boylamsal (P-dalgaları), Enlemsel (S-dalgaları) ve bir ekip yüzey dalgaları. Sismik dalgaların yayılma hızı ortamın yoğunluğu ve esnekliğine gore 3 km/s ile 13 km/s arasında değişebilir. Yeryüzünde S-dalgalarına oranla P-dalgaları çok daha hızlı ilerler. Rasathaneler ile depremin merkez üssü arası uzaklık farkı ölçülmekle birlikte zelzele odağının derinliği de kabaca ölçülür.

Depremler sadece şiddetlerine gore kategorilendirilmez. Bunun yanı sıra nerede meydana geldikleri de önemlidir. Dünya sismik aktivitelerle birlikte coğrafi ve politik olarak 754 Flinn-Engdahl bölgeleri (F-E bölgeleri)'ne ayrılmıştır. Daha aktif alanlar daha minik alanlara bölünmüştür. Pek aktif olmayan kuşaklar ise geniş F-E bölgeleri oluşturur.

Neticeları


1755 Lizbon depremi ardından
Sallantı ve yeryüzünün çatlaması
Sallantı ve yeryüzü çatlamasına bağlı olarak binaların ve dikili yapıların zarar görmesi depremlerin en temel sonuçlarından biridir. Sonucun ciddiyeti; depremin Richter ölçeğine gore şiddeti, merkez üsse olan uzaklığı ve yerel jeolojik, jeomorfolojik durumlarına bağlı olarak dalga yayılımı arttıran ya da azaltan karmaşa bir birleşimdir.

Yer sarsıntısı zemin hızlanması ile ölçülür.

Bölgeye özgü jeolojik, jeomorfolojik ve yapısal özellikler düşük şiddetli depremlerde bile güçlü şiddette bir sallantıya sebep olabilir. Buna amplifikasyon tesiri denmektedir.

Yer çatlakları baraj, köprü, nükleer tesis şeklinde büyük ve geniş yapılar için büyük çekince oluşturmaktadır.


Heyelan ve çığlar

Ana madde: Heyelan
Depremler ardından gelen bir çok ve sürekli artçı sarsıntı, volkanik dağların etken hale geçmesi, kıyıya vuran güçlü dalgalar ve orman yangınları sonucu heyelanlar meydana gelebilmektedir. Heyelanlar deprem sonrası yardım için orada bulunan personel için de önemli bir tehlikedir.

Yangınlar
Ana madde: Yangın

1906 San Francisco depremi sonrası çıkan yangın
zelzele peşinden elektrik hatları ile gaz borularının zarar görmesi sonucu yangınlar çıkabilir. Yine depreme bağlı olarak su borularının da zarar görmesi durumunda depremlere vakitında müdahale etmek zorlaşabilmektedir. Örneğin; 1906 San Francisco depreminde ölümlerin çoğu durdurulamayan yangın sonucunda gerçekleşmiştir.


Doğal Ve Yapay Depremler

Zemin sıvılaşması

Zemin sıvılaşması sallantı sonrası suya doymuş tanecikli materyallerin sıkılığını kaybetmesi ve katı halden sıvı hale geçmesi şeklinde görülebilir. Bu durumda binalar ve köprüler çökebilir veya bulunduğu noktaya batabilir. Örneğin; 1964 Alaska Depreminde pek çok yapı toprağın sıvılaşması sonucu çökmüştür.

Tsunami
Ana madde: Tsunami

2004 Hint Okyanusu Depremi sonrası görülen tsunami
Tsunamiler okyanus veya denizlerin tabanında oluşan depreme bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları benzer biçimde meydana gelen tektonik olaylar sebebiyle denizde açığa çıkan enerji sonucunda meydana gelen uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder.

Tsunamiden sonra oluşan dalganın diğer deniz dalgalarından farkı, su zerreciklerinin sürüklenmesi sonucu hareket kazanmasıdır. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara vardığında dik yamaçlı kıyılarda ya da V tipi daralan körfez ve koylarda bazen 30 metreye kadar tırmanarak çok şiddetli akıntılar yaratabilen bu dalga; insanoğlu için deprem, tayfun, çığ, yangın yahut sel benzer biçimde bir organik afet haline gelebilmektedir.

7.5 ve üstü büyüklükteki depremler tsunami yapmaya daha müsaittir.

Seller
Ana madde: Sel
Seller de zelzele sonrası oluşabilen tehlikelerden biridir. Sellere dere ve göllerin kapasitelerinden fazla su taşımaları sonucunda taşmalarının yanı sıra deprem esnasında barajların yıkılması veya hasar görmesi de sebep olabilir.

Gelgit kuvveti

Depremlerin gelgit kuvvetlerini oluşturdukları da tespit edilmiştir.

İnsana etkileri

2007 Peru depreminde zarar görmüş binalar
Depremler hastalık, temel ihtiyaç eksikliği, yaşam kaybı, yüksek sigorta primleri, genel mülke zarar, yollarda ve köprülerde hasar ile binalarda çatlak ve yıkılmaya sebep verebilir. Volkanik faaliyetleri harekete geçirerek mevcud hasardan çok daha fazlasına sebep olabilir.

Başlıca depremler

Yeryüzünde ölçülmüş en büyük zelzele, 22 Mayıs 1960 tarihinde Şili'nin Cañete kentinde meydana gelen 9.5 büyüklüğündeki depremdir. Enerji deşarjı olarak bakılmış olduğunda ise bir sonraki en büyük zelzele 9.2 ile 27 Mart 1964 tarihinde Alaska'da gerçekleşmiştir.

Yeryüzünde ölçülmüş en büyük 10 depremin tamamı 8.5 ve üstü büyüklükteyken buna paralel olarak maksimum can kaybına sebebiyet vermiş depremlerden biri de bunlar dışında 2004 yılında Hint Okyanusunda meydana gelen depremdir.

Depremlerin en önemli sonucu insanoğluın yaşamını kaybetmesidir. Güçlü bir deprem gerçekleştiğinde okyanus kıyısında bulunan ve pek çok insanoğlunun yaşadığı bölgeler önemli risk oluşturmaktadır. Bu depreme bağlı olarak tsunami meydana gelebilmekte ve binlerce kilometre uzaklıktaki bölgeleri bile etkileyebilmektedir. çekince altındaki diğer insanoğlu depremlerin nadir ancak güçlü görüldüğü yerlerde, depreme önem vermeyen fukara bölgelerde ve kontrolsüz inşa edilmiş yapılarda yaşayan insanlardır.

Reklam 970x90